Radyo Nese Fm

Kaliteli müzik, Seviyeli sohbet.
 
AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Düş Macunu

avatar

Mesaj Sayısı : 69
Kayıt tarihi : 18/05/09
Yaş : 31
Nerden : Hayaller Ülkesinden

MesajKonu: aLKoLiK-KeDi''den Nasihatler   Cuma Mayıs 22, 2009 3:35 pm

aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler 1


Unutmak, tekrar yüzeye çıkarmak için saklamaktır kedicik, sen tüm olanları, yaşadıklarını, deneyimlediklerini, aslında hatırlamak için unuttun. Unutmak için kurduğun tüm savunma mekanizmalarını, tüm uyku ilaçlarını, içtiğin tüm o alkolü boşa çıkaracak bir durum içinde kalmak için yaptın. Unutmak, paradoksal olarak hatırlamak ile beraber gezer. Bunda unutmak diye birşey yok. Bu nedenle tüm yaptıklarını, geçmişi şimdiyle sürükleyen zamana karşı hiç unut(a)mayacaksın.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Düş Macunu

avatar

Mesaj Sayısı : 69
Kayıt tarihi : 18/05/09
Yaş : 31
Nerden : Hayaller Ülkesinden

MesajKonu: Geri: aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler   Cuma Mayıs 22, 2009 3:35 pm

aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler 2


Özlem, kalbe musallat olmuş ısrarcı bir kramptır.
"Yok"luk nefesler almaya çalıştıkça "yok"lar göğüs kafesini...
İlacı ağlamaktır kedicik; günde bir defa, uyku öncesi...
Kramplar, solunuma düşman bir şekilde sıklaşırsa,
Ağlamanın da bir faydası olmazsa,
Evdeki tüm aynalardan kurtulman gerekebilir kedicik...
Zira en çok gözlerdedir yansıması,
Hem özlenenin, hem özlemenin...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Düş Macunu

avatar

Mesaj Sayısı : 69
Kayıt tarihi : 18/05/09
Yaş : 31
Nerden : Hayaller Ülkesinden

MesajKonu: Geri: aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler   Cuma Mayıs 22, 2009 3:36 pm

aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler 3


"Belki Gün Gelir, Kendime Alışırım"

İnsanın "olmayı arzuladığı" ve aslında "olmayı sürdürdüğü" insan arasında zamanla oluşan uçurumlar sonucu kendinden vazgeçmesine neredeyse ramak kala, elde kalan ve daha da önemlisi kurtuluşu vaat eden tek alternatiftir kendinden kaçmak...

Bazen insan bu cümleyi kendine kurar ama cevabı bile beklemez. Oysa cevabı çokça sessizlik olan bu söylem, ne zaman ki dile gelmez, akla düşmez, işte o zaman kişi alışmıştır kendine, pek de naçizane...

Peki sen ne yaptın kedicik? Dünya'dan kaçarken kendine yakalandın, kendinden kaçarken kendine alıştın...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Düş Macunu

avatar

Mesaj Sayısı : 69
Kayıt tarihi : 18/05/09
Yaş : 31
Nerden : Hayaller Ülkesinden

MesajKonu: Geri: aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler   Cuma Mayıs 22, 2009 3:40 pm

aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler 4 [Rüya]


Rüya nedir senin için kedicik? Sorsalar "çok can acıtan bilinçaltı zırvalıkları" falan dersin di mi? Duvara bakar, saatlerce aynı şeyi farklı farklı versiyonlarıyla hayal edersin. Daha sonra "hayal işte" diye iç çeker ve o sırada uykunun bastırmasıyla kendinden geçersin. O esnada bir bakmışsın, hayalin gerçek olmuş. Kafanda kurduğun her şey canlanmış, hayalinin ta kendisine bakıyorsun, hayalinin ta kendisini yaşıyorsun, hatta hayalinin ta kendisisin. Birden o anda mutluluk yumağına dönüştüğünüzü hissedersin. Ne kadar mutlu olduğunun fark edilmesi için kuşlara, böceklere, çiçeklere falan da ihtiyacın yoktur. Hayalinin ışıkları kesilse bile ortamı aydınlatabilecek bir enerjiyle dolusundur. Tam etrafta "hayat ne güzel" edaları falan filan atarken tahmin et, sonra ne olur?


Önce bir mırıldanma, sonra gözlerini açarsın ve bum! O anda gerçek tam kafanın ortasına güzel bir darbe indiriverir. Gün ışığının "Hahaha, tabii ki hepsi bir rüyaydı. Senin mutlulukla ne işin olabilir budala?" diye seninle dalga geçtiğini duyarsın. Bırak hayalinin kendisi olmayı, bırak hayalinin gerçekleşmesini, o güzelim hayale uzaktan bile yaklaşamamışsın. Kendine gelirsin ve yine yatakta ve yine yalnız başına ve yine gerçek hayatın tam ortasında olduğunu görürsün. Şimdi tekrar sorayım mı kedicik, rüya nedir senin için? "Hayır hayır, teşekkür ederim. Ben rüya kullanmıyorum, bağımlılık yapıyordu, bıraktım…"
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Düş Macunu

avatar

Mesaj Sayısı : 69
Kayıt tarihi : 18/05/09
Yaş : 31
Nerden : Hayaller Ülkesinden

MesajKonu: Geri: aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler   Cuma Mayıs 22, 2009 3:41 pm

aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler 5 [Yalnızlık]


Bütün insanlar, yaşamlarının en az bir döneminde kendilerini yapayalnız bir kişi gibi duyumsarlar ve de gerçekten yalnızdırlar. Yaşamak, gizemli bir gelecekte varacağımız yere gitmek için geçmişte bulunduğumuz yerden yola koyulmak demektir. Yalnızlık, insan duygusunun en derindeki gerçeğidir. Yalnız olduğunu bilen ve bir başkasını arayan tek varlık insandır. Doğası gereği insan, kendi varlığını bir başkasında gerçekleştirme özlemi içinde ve doğaya "hayır" diyerek yaşar, tabii kendi kendini yaratan insanın bir doğasından söz etmemiz doğruysa eğer... İnsan özlemdir, kavuşmak için bir aranıştır. Bu yüzden, kendi varlığını tanır tanımaz kişi, bir eş ya da arkadaştan yoksun olduğunu anlar, yalnızlığının bilincine varır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Düş Macunu

avatar

Mesaj Sayısı : 69
Kayıt tarihi : 18/05/09
Yaş : 31
Nerden : Hayaller Ülkesinden

MesajKonu: Geri: aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler   Cuma Mayıs 22, 2009 3:41 pm

aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler 6 [Ses(sizlik)]


Ses? Bazen gaipten gelir. Sessizlik? Bana ne kadar uzak... Hemen hemen iki ay geçmesine rağmen, o buğulu sesi defalarca olduğu gibi yine duydum gibi geldi işte, gerçekten duyuyor muydum?

Uykum kaçtı. Hangi ara sokağa gizlendi, bana nerelerden el ediyor, kestirmek güç... Zaten uykusuzluğa meslek icabı alışkınım, fakat bunun sebebi başka... O ses, artçı depremler gibi; kırılmış, dibe oturmuş yeryüzü tabakalarının ufak oynayışlarını andıran o kütürtü, yokluyor beni... Kalp krizi kadar da ciddi üstelik, uykumu bıçak gibi kesiyor, gözlerim tavana çakılıyor. Derin derin nefes alıp veriyorum. Kulağımdan silinse de ruhumdan silinmiyor. Aslında anlıyorum ki, zaten kulağımla hiç duymamışım ki o sesi...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Düş Macunu

avatar

Mesaj Sayısı : 69
Kayıt tarihi : 18/05/09
Yaş : 31
Nerden : Hayaller Ülkesinden

MesajKonu: Geri: aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler   Cuma Mayıs 22, 2009 3:42 pm

aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler 7 [Hayat]


Hayat; fırsatları değerlendirme sanatı...
Hayat; cinsel yolla bulaşan ölümcül bir hastalık...
Hayat; ölüme giden yolda gördüğümüz bir rüya...

Hayat; içinde mutluluk ve mutsuzluk gibi iki zıt kavramı aynı yılda, aynı ayda, aynı haftada, aynı günde, hatta aynı saatte barındırabilen tek durum... Aslında hepimizin iki hayatı var; birincisi sahici olan, hani çocukken hayalini kurduğumuz... İkincisi sahte olan, hala başkalarıyla paylaştığımız... Hayat kimi zaman Vengo’daki danslar kadar eğlenceli, kimi zaman Babam ve Oğlum kadar ağlak... Hayat, insanları tam olarak anlayabilmek, insanlara kendini anlatabilmek, hatta kendini keşfetmek uğruna yaşanan süreç...


Herkesin arayıp bir türlü bulamadığı, farklı farklı algıladığı ama hiçbir zaman ortak bir paydada buluşamadığı anlama sahip, tanımı bulunamamış, zaman zaman istenmese de yaşanması gereken, boş veya dolu zaman belki... Yargılamanın çok zor olduğu, çoğu insanın "yaşadıklarımdan hiç pişman olmadım" yalanıyla kendi kendine bile dürüst olamadan yaşadığı ve bitirdiği zaman dilimi... İnsanlara kendini tanıtmak, tanımalarını beklemek, insanları tanımaya çalışmak, hatta kendi kendini tanımak, anlamak uğruna yaşanan, aslında kimseyi tanıyabilecek, kimseye kendini tanıtabilecek kadar da uzun olmayan ,olsa da sonucun değişmeyeceği tek savaş... Hayat belki de bir bomba, aile, arkadaş, okul, aşk, iş arasına sıkışmış, patlatılmayı bekleyen... Hayat; ölümün üzerine yürümektir, diri kalma kaygısı ile... Fakat her adım, (s)ona yaklaştırmaktadır biçare... Hayat; aslında hatırladıkça çoğalan, yaşlandıkça azalandır...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Düş Macunu

avatar

Mesaj Sayısı : 69
Kayıt tarihi : 18/05/09
Yaş : 31
Nerden : Hayaller Ülkesinden

MesajKonu: Geri: aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler   Cuma Mayıs 22, 2009 3:43 pm

aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler 8 [Yağmur]


Dünyaya çok uzak gezegenlerden birinde geçiyordu zaman... Saatler yavaş yavaş, yıllar ve aylar ise ömürleri süpürürcesine hızlı... Yağmur yağacak birazdan... Yeni silinmiş evlerin camları için üzülecek kadınlar... Yeni çekilmiş fönü için saçlarına ve yine evde unutulmuş olmasına üzülecekler şemsiyelerinin... Dünyaya çok uzak gezegenlerden birinden bakıyorum sana, yine hayatla senin seçimlerin uymayacak gibi... Yine kabul olmayan dualarım yüzünden dinden imandan çıkacak gibiyim. Yanlış isimler geziniyor dilinde ve kalbinde... Yine canın yanacak, çünkü bilirim hayat canına okuyacak. Bağdat, İstanbul, Babil... Hayır, dünyadan çok uzakta bir yerlerde bir kadın ağlayacak birazdan... Baharda patlayan polenler gibi takılıp düşecek hayat birazdan... Bir yerlere saatli bomba niyetine acı bir bakış yerleşmiş. Gözlerin umarsızca yere düştüğü anda, iyi bak, bir yerlerde bir çocuk ölecek... Birazdan yağmur yağacak ...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Düş Macunu

avatar

Mesaj Sayısı : 69
Kayıt tarihi : 18/05/09
Yaş : 31
Nerden : Hayaller Ülkesinden

MesajKonu: Geri: aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler   Cuma Mayıs 22, 2009 3:43 pm

aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler 9 [Şüphe]


İnsan şüpheden kurtulmak ister ve bunun en çok tercih edilen yolu, yani etkeni, ortadan kaldırmaktır. Bu öyle hassas bir denge, ince bir çizgidir ki, bir çok sorunumuz da aslında bu hassasiyete sadık kalınamamasından doğar. Şüpheyi doğuran etkeni ortadan kaldırmak, şüphe kaynağı kişiye: "bundan sonra şöyle olacak, böyle olmayacak" demekle gerçekleşse de, bu aynı zamanda sevgi-saygı-dayanışma gibi şüphesiz yaşamaktan kat kat değerli olguları da sarsacağı için ince bir çizgiden bahsediyorum. Zira var olan bir şeyi (iyi ya da kötü farketmez) ortadan kaldırmak, uğraş isteyen, emek bekleyen bir iştir. Şüphe varsa, bunu kaldırmak da emek isteyecektir.


Örnek isterseniz; mafya bunun için kötüdür mesela... Varoluşa futursuzca gem vurur, anında yok eder. Öldürün dersin, öldürürler. Herşey pratiğe bağlıdır, incelik ya da derinlik içermez. Ancak seri katilleri, zihnimizde cinayet işlemekten bir kademe daha yukarı yerleştirirken, bu farkı tetikleyen şeyin emek, düşünce gücü, zekâ pırıltısı gibi şeyler olduğunu farkediyor muyuz? Bunu, olayı legalize etmek için değil, mafya filmlerinin insanın içindeki şiddet güdüsünden ilham alırken, seri katilli filmlerin ise daha çok zekâya yaptığı vurgudan dolayı beğenildiğini düşündüğüm için söylüyorum. Yoksa "seri katil iyidir, mafya iyidir" gibi cümle kurmadım, yanlış anlaşılmasın...


Sonuç olarak, başta dediğim gibi, bu yol seçilecekse bilinsin ki hengâmelidir. Çaba ister, zekâ ister. Şüphe her zaman var olacak olan bir şeydir. Belirsizlikler var oldukça o olacak, insan var oldukça belirsizlikler var olacaktır. Ancak her şeyde olduğu gibi, usul esastan üstün olmalıdır. Yoksa "bütün çocuklar üniversiteyi kazansın, hiçbir sevgili aldatmasın" demek, aptallığın bir kademe üstünde olduğunu belli etmektir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Düş Macunu

avatar

Mesaj Sayısı : 69
Kayıt tarihi : 18/05/09
Yaş : 31
Nerden : Hayaller Ülkesinden

MesajKonu: Geri: aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler   Cuma Mayıs 22, 2009 3:45 pm

aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler 10 [Severek Ayrılmak]


Birlikte kalmanın taraflardan birine ya da ikisine birden zararlı olacağının kavrandığı durumlarda, insan kolunu bacağını keser gibi, ya da yüreğini söker atar gibi ilişkiyi bitirir, hatta bunu bir "cerrah" soğukkanlılığıyla yapacağı için dışarıdan çok da severek ayrılıyor gibi görünmeyebilir. Ancak evde tek başına kalınıp, ışıklar söndürülüp, bir de yorgan kafaya çekildiğinde artık doyurulamayacak yürek sızlamaya başlar. Sevgili, bayıldığın halde alerjin olduğu için uzak durman gereken çikolataya döner. Deliler gibi istersin ama içinden bir ses periyodik olarak "uzak dur, aklından bile geçirme" der... Ben yaşamadım, ama yaşayanları çok iyi gözlemledim. Allah kimseyi birbirinden "severken" ayırmasın, ayrılmak zorunda bırakmasın...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Düş Macunu

avatar

Mesaj Sayısı : 69
Kayıt tarihi : 18/05/09
Yaş : 31
Nerden : Hayaller Ülkesinden

MesajKonu: Geri: aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler   Cuma Mayıs 22, 2009 3:46 pm

aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler 11 [Düşüncesizlik]


Düşüncesizlik; aslında Türkçe'deki en yanlış sözcüklerden biridir. Bir çok defa duyarlı davranmayan kişilere bu adı vermişizdir. Sanki duyarlı davranma bir düşünme eylemi, bir düşünme etkinliğiymiş gibi... Evet, karşımızdaki belki (dilin mantığı gereğince) düşüncesizlik etmiştir. Ama düşünseydi de aynı düşüncesizliği etmeyecek miydi? Çünkü bu düşüncesizlik, onun düşünemediği şeyi değil, tersine düşünmenin ötesinden gelip duyarlılığını etkisiz hale getiren eyleme kayıtsız kalışını göstermez mi? Bu etkisizliğe kayıtsız kalmakla, düşüncesiz dediğimiz, ötekini hiçe saymaz mı? Söylemek istediğim şu; duyarlılık, öznenin etkinliğinin hesabında olmak şöyle dursun, ondaki bir acziyet durumunu ışığa getirir. Duyarlılık, başkası karşısındaki edilgenlikten ibaret bir duygusallaşmadır. Duygusallaşmak ise elbette bir maruz kalmadır.

Kısaca düşüncesizlik; kendini karşı tarafın yerine koymadan hareket etmektir. Yapılan eylemin karşı tarafa ne gibi zararlar vereceğini düşünmemektir. Empati eksikliği sonucu insanın uyguladığı davranış türüdür ve kişilik hiçbir şekilde esnemeyecek bir yaşa gelinmişse, tedavisi yoktur.

Bu durumun yarattığı sıkıntıları yaşamamak için kabul edilebilir en geçerli çözüm zıttı, yani düşünmektir. Belirli bir çözüm olmamakla birlikte durumu karşıdakinin gözleriyle görüp ne düşündüğünü anlamak, karşıdakinin düşüncelerine taraftar olmak veya paylaşmak gerektirmeden otomatikman çözüme vakıf olmaktır. Bu çözümün faydası da, başkasının ne diyeceğini, neden öyle davrandığını anlamanız kolaylaşır ve siz bunu farkeder, mutlu olursunuz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Düş Macunu

avatar

Mesaj Sayısı : 69
Kayıt tarihi : 18/05/09
Yaş : 31
Nerden : Hayaller Ülkesinden

MesajKonu: Geri: aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler   Cuma Mayıs 22, 2009 3:56 pm

aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler 12 [Sigara]


Sigara; benim küçük arsız sevgilim... Şımarık, inatçı, zararlı, keyifli... Terk etmeyen, terk edilmeyen... Baştan çıkarıcı, sokulgan, başkalarının yanında sıkılgan... İlki ayrı, sonu ayrı tatlı.. Sırken ayrı, herkese gösterirken ayrı güzel... Yanması bir tat, sönmesi ayrı bir tat... Peki neden içiyorum seni, amacım ne? Ya da sen neden bu kadar yüzsüzsün, amacın ne?

İnsanlar doğal dünyadan bir şeyi alıp kendi bedenlerine dahil ettiklerinde, yani doğa ve kültür arasında oluşan o derin anlamlı ortak yüzeye kendimizi yerleştirdiğimizde, yanıt yeterince basit görünüyor. Dört elementten üçü tüm yaratıklar tarafından paylaşılır ama ateş, yalnızca insanoğluna bağışlanmış bir hediyedir. Ateşe, canımız o anda yanmadan en çok sigara içerek yakın olabiliriz. Sigara içen herkes, tanrıların ateşini evine alıp götüren Prometheus'un cisimleşmiş halidir. Güneşin gücünü elde etmek, cehennemi etkisiz kılmak, o ilk kıvılcımla özdeşleşmek, yanardağın iliğini emmek için sigara içeriz. Peşinde olduğumuz tütün değil, ateştir. Sigara içerken bir çeşit ateş dansını, yıldırım kadar eski bir ritüeli icra ederiz. Sigara içen kişinin akciğeri, ateş tanrısına kurban edilmiş çıplak bir bakiredir.

YASAL UYARI:

Sigara sağlığa zararlıdır. Sigara içmek cildin erken yaşlanmasına neden olur, size ve çevrenizdekilere ciddi zararlar verir. Sperm sayısını düşürerek doğurganlığı azaltır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Düş Macunu

avatar

Mesaj Sayısı : 69
Kayıt tarihi : 18/05/09
Yaş : 31
Nerden : Hayaller Ülkesinden

MesajKonu: Geri: aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler   Cuma Mayıs 22, 2009 3:59 pm

aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler 13 [Aldatmak/Aldatılmak]


Aldatılmak; insanı kötü düşüncelere itebilir. Hani derler ya; “aşk her şeyi affeder mi?” diye, işte bunu etmez! Aldatılan tarafından "demek ki ona yetmiyorum" diye düşüncelere kapılıp kendi beynini yemek çok olasıdır. Yaşa veya heyecana bağlamak ise bana göre basit bir kaçıştır. Ayrıca beynin kıvrımlarına işleyecek, insanın kendine güvenini bile derinden sarsabilecek bir eylemdir. Bir Türk evladı olup da, Aslan burcu olmama rağmen üstüne basa basa hep söylemişimdir: "Beni bıçakla, seni sevmeye devam edebilirim; ama beni aldatırsan, şeytan görsün yüzünü..."

İlk öğrenildiğinde kişide bir şiddet duygusu uyandırır. Öncelikle aldatan partner, daha sonra ise (özellikle tanıdık ise) aldatma olayında diğer başrolü üstlenen kimseye bu duygu yöneltilir. Eğer kişi aşırı derecede sinirli birisi ise, şiddet dürtüsü kaba kuvvet ve fiziksel eylemli şiddet olarak kendini gösterir. Yok, eğer aldatılan kimse, nefretini ve sinirini bile olayın diğer iki kahramanına değmeyecek kadar özel buluyorsa, tepki göstermez ve herkesi kendi haline bırakır. Sevilen kimse ne kadar özelse aldatılanda ve ilişki için ne kadar fedakarlık yapılmış ise, aldatmak o kadar can acıtır.

Hep aldatılanı yazdım ama kısaca aldatmak;en büyük aşkları, en uzun ilişkileri bile sona erdiren, erdirmezse bile inanılmaz yıpratan, ilişkide zaten sorunlar olduğunu kanıtlayan, aldatan tarafından sevgilini kandırmaya ve ondan başkasıyla beraber olmaya dayalı, dünyanın en iğrenç aktivitesidir. Ayrılmak zaten üzücüdür, ama buna bir de sahtekarlık, bu doğrultuda bir zayıflık eklendiğinde o ayrılık katlanılmazdır, lanet ettirir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Düş Macunu

avatar

Mesaj Sayısı : 69
Kayıt tarihi : 18/05/09
Yaş : 31
Nerden : Hayaller Ülkesinden

MesajKonu: Geri: aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler   Cuma Mayıs 22, 2009 4:01 pm

aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler 14 [Nefret]


Nefret; insanın manevi olarak ters evrim geçirmesidir. Nefret, bir insanın nefret ettiği nesneye karşı isyanından öte, insanın nefret ettiği nesneye karşı tutunduğu durumdan dolayı içinde bulunduğu ezikliğe isyanıdır. Hoşgörme erdeminden anlık olarak yoksunluk kızgınlığa, kızgınlık ise genellemeler ve savunma mekanizmaları ile nefrete dönüşür. İnsan benliğinin içine düşebileceği en aciz durumda nefret kin halini alır ve artık nefreti duyan kişi için yaşam yoktur, sadece cehennem vardır.

Nefret; içimizde yeşeren huzuru tek başına alt üst edecek kadar güçlü, aklı kontrol edebilecek kadar kurnaz, var olan herşeyi yok edebilecek kadar tehlikelidir. O, söz dinlemeyen yaramaz bir çocuk gibidir ve önüne gelene istediği gibi davranabilme özgürlüğüne sahiptir. Bazen bir fırtına gibi eser, bazen de uslu bir kedi gibi kıvrılıp uyur. Ortaya çıktığında neyi hedef alacağı hiç bir zaman belli olmaz, deli bir fırtına gibi eser ve hem sahibine, hem nefret edilene ciddi zararlar verir.

Son olarak, eğer nefrete konu, paramparça edilmiş bir aşkın kalbe batan ve gerçekten acıtan son parçalarını temizlemekse, nefret adeta ev yapımı bir c4 şeklinde infilak eden, yoğun ve acımasız, ama "yapay" bir duygu patlamasına dönüşür. Neden mi yapay? Çünkü nefreti yaratan siz değilsinizdir dostlar, nefret ettiğinizdir sebebi...

*************************************************************************************************

NEFRET YÜREĞİMDE BAŞLADI, YÜREĞİMSE BEYNİMLE PAYLAŞTI, MANTIĞIMLA BÜTÜNLEŞTİ. NEFRETİM DE DUYGULARA SAHİP AMA, İNANMAK ZOR, YAKLAŞMA SAKIN! SENİ VE BECERİKSİZCE ÇİZDİĞİN GELECEĞİNİ SEVGİMLE YİTİRDİM, "NEFRETİMLE GÖMMESİNİ BİLİRİM!"
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Düş Macunu

avatar

Mesaj Sayısı : 69
Kayıt tarihi : 18/05/09
Yaş : 31
Nerden : Hayaller Ülkesinden

MesajKonu: Geri: aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler   Cuma Mayıs 22, 2009 4:12 pm

aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler 15 [Mutluluk]


Mutluluk; ipinin bir yere bağlı olduğunu bildiğine rağmen, özgürce gökyüzüne bakabilen bir balon gibi düşünmektir. Bir sürü aksilik ve imkansızlığın çıkacağını bile bile sürekli bir şeylere ya da birilerine delice hayal kurabilmektir. İşe yaramasa da, beğenileri ve sevgiyi her zaman açığa vurmaktır, bunu kendine dürüstçe itiraf edebilmektir, çünkü başka bir tane daha böylesi yoktur.

Uzun süredir hayranlık duyulan birini gördüğünde, kocaman bir gülümsemeyle gidip konuşmak, sonra da zıpır bir çocuk gibi upuzun yolu koştura koştura dönebilmektir. Güzelliklere tamamen açıkken, sadece sırada bekleyen diğer mutlulukları düşünmek bile mutluluktur. Henüz çok şey yaşamamış olmaya üzülmek yerine; yaşanabilecek acı tatlı her şeye razı olmak bile bir mutluluktur. Mutluluk; zorluklar karşısında günü gelip birkaç damla gözyaşı dökme ihtiyacı hissedince, serin sokaklarda, ağaçların koyu gölgelerinde, eller cepte alıp başını yürüyebilmektir. Öylece düşünmek, öylece hissetmek, öylece yaşayıp gitmektir mutluluk...

İt izinin, kurt izine karıştığı gecenin bir saatinde, uyanıp göğsünün üstüne başını koymuş bir insanın nefesini duymak, saçlarını okşamak, usulca aralayıp sana baktığı elâ gözlerinde, yani o dinginlikte bile, ta içinden titreye titreye gelen sevgiyi görmek ve içinden "işte burası" diyebilmektir. İşte orasıdır mutluluk dostlar, tam orasıdır...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Düş Macunu

avatar

Mesaj Sayısı : 69
Kayıt tarihi : 18/05/09
Yaş : 31
Nerden : Hayaller Ülkesinden

MesajKonu: Geri: aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler   Cuma Mayıs 22, 2009 4:13 pm

aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler 16 [Gerçek Dost]


Dostluk; tanımı, ifadesi en zor kavramlardan biridir. Kimi zaman uzun yıllara yayılmış bir birlikteliğin, paylaşımın ifadesidir. Kimi zaman ise yeni arkadaş olarak sayılabilecek, daha yüzünü görmediğin biri veya birileri ile hiç beklenmedik şekilde yaşananlardan sonra hissedilendir. Her iki tanımda da şu hayatta gerçek dostlara, dostluklara sahip olmak büyük bir zenginliktir. Ancak kahpe felek bazen şaşırtır insanı da, kişi dostunu düşmanını ayıramaz olur, hic beklemediği çirkin sürprizlerle karşılaşır. Ne var ki hep destek olan, mutluluğunda seninle gülen, mutsuzluğunda seninle ağlayan mutlaka bir tane vardır. Hiç kaybedilmemesi, özen gösterilmesi gereken, dost başlıklı MSN, telefon muhabbetlerinin sıcak partneri, işe o şahıstır, şahıslardır.

Aşka doymuş insan dost arar, bilir ki dostluk tükenmez ve anlar ki, dostluk denen bağ, doğada aşktan daha nadir bulunur. Aşk popülerdir, burnu kalkıktır ama dostluk; dipten ve sürekli akar. Hiç parlamaz, mütevazidir. Birilerinin gözüne gözüne girmek istemez. Maalesef dostluk; birçoğumuz etrafımızdakileri dost sanarken, aslında bizi aldatandır. Kendini kanıtlamak için, o kötü zamanların gelmesine ihtiyaç duyar. Aldanmamışsak ne mutlu bizlere diyorum ve ekliyorum: "size saygı duyan, sizin gelişmenizi ve kendinizi sevmenizi, kendinize saygı duymanızı cesaretlendiren insanlarla dostluk kurun. Eğer çevrenizde böyle insanlar yoksa, çevrenizi değiştirin."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Düş Macunu

avatar

Mesaj Sayısı : 69
Kayıt tarihi : 18/05/09
Yaş : 31
Nerden : Hayaller Ülkesinden

MesajKonu: Geri: aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler   Cuma Mayıs 22, 2009 4:16 pm

aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler 17 [Kadınlar]


İnsanların bilinçüstü idollere farkında olmadan ve istemsizce tapınarak, o idollerin anlayışına iştirak etmelerinin bir zorunluluk olduğu ve bu şekilde olacak biçimde tanımlanmış ve tasarlanmış bir dünyada, çocuk bilinçaltını en çok etkileyerek onun idolünü belirleyen anneler, tarihin de tüm günah ve sevaplarına gebe olan kimselerdir. Sade gibi ama çok karışık, zayıf gibi ama çok güçlü, akıl karıştıran ama hayranlık uyandıran, insanı çıldırtan ama mükemmel, çok güzelse nadiren sadık, çok sadıksa nadiren güzel olan varlıklardır. Bir soru vardır her zaman hayatlarında, cevabını bulmak için uğraşır dururlar. Ömrünün belli bir kısmını o sorunun cevabı için harcarlar, arada bir o sorudan kurtulmak isterler ama istemedikleri anda o sorunun cevabı yakalarına yapışır, bu sefer de farkında olmazlar.

Özel yaratılmışlardır. Tüm yaşamın ağırlığını taşıyabilecek kuvvette olmasına rağmen, başkalarına teselli verecek kadar yumuşak omuzlara, doğumun acısına olduğu kadar doğurdukları evlatlarının nankörlüğüne dayanabilecek iç kuvvetine sahiptirler. Başkalarının kuvveti kalmadığında devam edecek azme, ailesinin hastalığında yorgunluğa pabuç bıraktırmayacak kudrete sahiptirler. Kocasını tüm kusurlarıyla sevmek yeteneğine sahiptirler. Erkeğin kaburgasından, erkeğin kalbini koruması için yaratılmışlardır. Tek zayıflıkları gözyaşlarındadır, tamamen kendisinin sahip oldukları, ihtiyacı olduğunda kullanmak üzere sakladıkları, insanlık için bir gözyaşları vardır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Düş Macunu

avatar

Mesaj Sayısı : 69
Kayıt tarihi : 18/05/09
Yaş : 31
Nerden : Hayaller Ülkesinden

MesajKonu: Geri: aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler   Cuma Mayıs 22, 2009 4:16 pm

aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler 18 [Kalp Kırmak]


Kalp kırmak; ardında size suçluluk duygusu, pişmanlık ve keşkelerle dolu bir ruh hali bırakan davranıştır. Yaşananlar sözlerle düzeltilemez, zamana ihtiyaç duyulur ama hiçbir zaman ne duygular, ne yaşanacaklar, kısaca hiçbir şey eskisi gibi olmaz. Öncelikle kendinizin, sonrasında insanların ne kadar acımasız olduğunu, bir insanın kalbini kırınca idrak edersiniz.

Eğer taş kalpli değilseniz, iki taraftan da geriye kırık bir kalp kalır. Sizin kalbiniz ve onun kalbi, onunkini siz, sizinkini yine siz kırmışsınızıdır. O yara olarak sizi taşır, siz yara olarak onu ve vicdanınızı...

Son olarak; bilinenin aksine, kalp kırmak için kırıcı olmak gerekmez. Bazen kırıcı bir tutum takınmadan da rahatlıkla bir kalbi kırıverirsiniz. Unutmayın; insanın vücuduna toplu iğne batsa izi kalır ve sizin göremiyor olmanız, orada iz olmadığı anlamına gelmez.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Düş Macunu

avatar

Mesaj Sayısı : 69
Kayıt tarihi : 18/05/09
Yaş : 31
Nerden : Hayaller Ülkesinden

MesajKonu: Geri: aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler   Cuma Mayıs 22, 2009 4:18 pm

aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler 19 [Aşk Bitti!]


"Aşk bitti..." Kırılmış bir kalbin en güzel sözleri... Yaralı bir ruhu daha iyi nasıl anlatabilir "elimden sanki minik bir balık kaydı gitti" cümlesinden daha iyi? Aşk bitince, o muhteşem düşten daha önce uyanana duyulan kızgınlık ve kırgınlık, sevgiliye söylenen bu şarkının masum ve cekingen notalarında gizlidir. Keşke bitmese denilen herşeyin içinde ömür, dostluk ve aşk vardır. O yüzden "aşk bitti" demek, aslında bir ölümü etrafa duyuran küçük bir vefat ilanıdır.


Aşk hayatsa, hayat aşksa, aşk hiç biter mi? En başta hücreleri sarmıştır her şekilde... Nasıl ki bir beden kanserli hücreleri taşırsa, bu beden aşklı hücreleri kendinde taşıdığı gibi nesnelere de bulaştıracak, bir nevi taşıyıcı olacak, hava bile aşklanacak ve aşklı kalacak. Hal böyleyken "aşk bitti" sözü, hücrelerin çoğalmasını sağlayan bir ezgidir kulaklara dolan; anımsadıkça yayılan bir sıvıdır, içten içe akan...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Düş Macunu

avatar

Mesaj Sayısı : 69
Kayıt tarihi : 18/05/09
Yaş : 31
Nerden : Hayaller Ülkesinden

MesajKonu: Geri: aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler   Cuma Mayıs 22, 2009 4:18 pm

aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler 20 [Bir Başkası İçin Bitirilmez Aşk!]


Seni seviyor muyum bilmiyorum, yoksa kendimin birini sevebileceğini görmek mi mutlu eden beni, anlamıyorum. “Sensiz nasıl yaşayabiliyorum” dediğimde kendimi ne kadar güçlü hissediyorum, senin için dökülen her gözyaşımda “ben ne kadar iyi bir insanım, ama o beni nasıl üzüyor” deyip günah mı çıkarıyorum? Mutlu çiftlere bakarken acı çekmek mi bana haz veren, “isteseydim olur muydu acaba” demek mi benim hoşuma giden? Anlamadığım “aşk” denilen şeye dair milyonlarca soruda sen nerdesin, ya da sen benim hayalimde var ettiğim misin? Ben olmasam sen olur musun, ya da önemin ne olur, kim sever benim kadar, kim dokununca içini titretir, gözbebeğinden anlar ruh halini? Kim uyurken nefesini yoklar sensiz bir hiç olacağının korkusuyla? Aşk bu mudur? Bencillik mi? Sadece kendinin mutluluğu için her daim beraber olma isteği mi, “aman kötü bir şey olmasın ona, ben onsuz yaşayamam, yani benim yaşamam için o olmalı” demek mi?

Doğru neye göre nasıl değişir bilmiyorum ama hangisi doğru olursa olsun ben aşka inanmıyorum, inanmak da istemiyorum. Acı veren, sadece anlık mutluluk yaşatan bir şeyin adı aşk olamaz, olmamalı da zaten, yakışmaz. Bir başkası için bitirilmez aşk, aşk umursamazlık yaratmalı kendinde… Kimseyi, hiçbir şeyi düşünmemelisin, kendini bile… Tek o olmalı hayatında, onunla aldığın nefes nefes olmalı, onun kokusu senin yaşaman için oksijenin olmalı, teni senin tenin olmalı, sesi tek duyduğun ses olmalı, başka kimseyi işitmeden benliğinden geçmelisin onun uğrunda… Ömrün boyunca olmalı bunlar, yaşadığın her an onunla olmalısın. Doğruysa o insan, onunla yaşadığın, ona yaşattığın mutluluktur aşk, verdiğin huzurdur, yaptığın fedakarlıktır, önce o demektir.

Varsa böyle aşk, eyvallah, başımın üstüne, saygım sonsuz, hürmetim sınırsız olur. Ama yalan dolan sevdalara karnım tok, zaten haysiyetli şerefli ise insan, yaşamaz öylesini, aynı benim gibi, di mi? Tek tabanca takılır, yalnız izler çevresini ve bir kere daha soğur aşk dedikleri şeyden, kendiyle huzur yapar, kendi aşkını bulana kadar…
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Düş Macunu

avatar

Mesaj Sayısı : 69
Kayıt tarihi : 18/05/09
Yaş : 31
Nerden : Hayaller Ülkesinden

MesajKonu: Geri: aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler   Cuma Mayıs 22, 2009 4:19 pm

aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler 21 ["Tutarsızlık" BAZEN İyidir, Ama ABARTMAMAK Gerekir.]


Tutarsızlık; ne düşündüğünü, ya da ne yapmak istediğini kendi tam olarak bilmeyen bir insanın, görüşlerini dışa vurması sonucu, sonradan “aslında bence bu yanlışmış” şeklinde iç geçirmesine sebebiyet verebilecek olayların ve eylemlerin ifade şeklidir. Tutarsızlık; tutarlı olmaktan ya da olmaya çalışmaktan daha az yoran bir durumdur, çünkü tutarsızlık doğal olandır. Çünkü tutarlılık altında dayatmaları, benzetmeye çalışmaları, gizlenmiş sosyal fobileri aleni olarak gösterir, bu ve bunun gibi olma çabalarını gizler.

Hayat tutarlı değildir, insan sabit durmaz, çelişkileriyle, yanıp dönerek yaşar. Bu sayede de şekil değiştirir, hale yola girer, içini temizlerken dışına faydalı olur. Hep aynı yerde durup, aynı rengi yansıtmanın o renk ve duruş ne kadar iyi de olsa sürekli dönen bir çarkta işe yararlılığı tartışılır. Ama tutarsızlığı da şımarıklıkla pompalamamak gerekir, ki bu çok zor bir dengedir. Çoğumuz istesek de, istemesek de aşarız dozu, “yanıp döneyim, çeliştikçe varolayım” derken kendimizi depresyon hırkası giymiş halde buluruz. Ne yapmalı? Bırakalım aksın yaşamımız, sallanalım, düşelim arada bir ama “şımarmayalım.” Nasılsa sallanmayı bildiğimiz kadar, kalkmayı da beceririz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Düş Macunu

avatar

Mesaj Sayısı : 69
Kayıt tarihi : 18/05/09
Yaş : 31
Nerden : Hayaller Ülkesinden

MesajKonu: Geri: aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler   Cuma Mayıs 22, 2009 4:22 pm

aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler 22 [AŞK ACISI YOKTUR, BİTMEMİŞ AŞK VARDIR!]


AŞK BAŞLAR, AŞIK OLURSUNUZ. Nasıl olduğunu bilmeden klişelerin bahsettiklerini hissedersiniz. O, her şeyden önce dünyanın en harikulade yaratığıdır ve tüm hayat ona göre programlanmalıdır. Çünkü yaşanılan anlar ve yaşamaya değer olanlar, sadece varlığını hissettiğiniz anlar değil, varlığını öğrenmenizle birlikte gerçekliğin sizi büyülediği andan itibaren ondadır. Beyazdır aşık olunan kişi, tüm siyahlar sizdedir. Onu gördüğünüz anda beyazdan başka bir şey göremez gözünüz, siyahlar ise göremediğinizde, yani kendinizde saklanır. Aşk sürer, gittikçe büyür ve asla bitmez. Aynı aşk devam eder başkalarında, taşımak için destek gerekir. Aşkın yokluğu acı olamaz asla, aşkı hissetmeyen acısını çekemez çünkü… Aşk acısı denilen şey, aşkın bir kere hissedildikten sonra hiç bitmemesidir. Aşk acısı, aslında aşkın bitmesine duyulan korkudur.

AŞK BİTER, AYRILIRSINIZ. Hayatınız altüst olmuşken bir bakarsınız, aslında hayat, siz aynı siz olmasanız bile aynen devam ediyor. Acıyı yaşatana gidip “hayatımın ağzına s.çtın sen!” bile diyemezsiniz. O acı sadece sizde ve sadece sizin anlayabileceğiniz şekilde kalır. Peki ne zamana kadar? Siz bunları okuduğunuzu, bense yazdığımı unutuncaya kadar…
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
aLKoLiK-KeDi'den Nasihatler
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Radyo Nese Fm :: HAYAT BİLGİSİ :: Yürekten Kopanlar, Dilden Dökülenler-
Buraya geçin: